Tüm
günü kapsayan bu tura, UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak
onaylanmış, “Güzel Atlar Diyarı” Kapadokya’nın kayalara
oyulup, eşsiz fresklerle süslenmiş kiliselerinin bulunduğu
Göreme Açıkhava Müzesi’nden başlayacağız. Ardından, tarihi
bir köy olan Çavuşin’i ziyaret ettikten sonra, öğle
yemeğimizi alacağımız ve çanak-çömlek atölyelerini
göreceğimiz, kayalara oyulmuş geleneksel bir Kapadokya
yerleşimi olan Avanos’u ziyaret edeceğiz. Çift başlı
peribacaları ile ünlü Paşabağ’da durduktan sonra, doğanın
şekillendirdiği kaya heykellerini göreceğimiz Dervent
Vadisi’nde zaman geçireceğiz. Şarap üretiminin yapıldığı
Ürgüp’e doğru yol alacak ve burada da meşhur yöresel
şaraplardan tadacağız. Kızıl Vadi’den Göreme’nin panoramik
görüntüsü ile hoşça vakit geçirip otelimize dönerek gezimizi
noktalayacağız.
Turumuza,
Uçhisar Kalesi’ni ziyaret ederek başlayıp, Güvercinlik
Vadisi ile devam edeceğiz. Kapadokya’nın bereketli
topraklarının üstüne kurulmuş bazı köyleri geçtikten sonra
en büyük ve en etkileyici çok katlı yeraltı şehirlerinden
birini, Kaymaklı ya da Derinkuyu’yu gezeceğiz. Aziz Gregory
Nazianzen’in doğduğu otantik bir köy olan Güzelyurt’u (Gelveri)
ziyaret ederek turumuza devam ediyoruz. Öğle yemeğinden
sonra dik uçurumlarla çevrili Ihlara Kanyonu’na varıyoruz.
Gür bitki örtüsü ve ortasında akan ırmağı ile Ihlara
Kanyonu’nun iki tarafında kayalara oyulmuş kilise ve
yerleşim birimleri bulunmaktadır. Bu güzellikler içinde 4
kilometrelik eğlenceli ve kolay bir yürüyüşün ardından
Belisırma Köyü’ ne varıyoruz. Bu otantik ve bozulmadan
kalmış yerden sonra, eski bir manastır alanı olan ve birçok
kaya kilisesine ev sahipliği yapan Selime köyüne hareket
ediyoruz. Bu köyü ziyaretimizden sonra İpek Yolu’nu takip
ederek geri dönmeye başlıyoruz ve otelimize dönmeden önce
yolumuzun üzerinde bulunan Ağzıkarahan Kervansarayı’nda kısa
bir mola veriyoruz.
Bu tur özellikle
Kapadokya’ nın ilginç, gerçekçi ve gizli kalmış
hazinelerini sizlerle paylaşmak için planlanmıştır.
Turumuza Bebekler Vadisi olarak da bilinen Soğanlı
Vadisi ile başlıyoruz. Buradaki kiliseleri ve
Bizanslılardan kalma mezarları ziyaret ettikten ve
Keşlik Manastırını gezdikten sonra, gözlerden uzak
kalmış Güzelöz ve Şahinefendi köylerinden geçerek
Taşkınpaşa Kervansarayı’na uğruyoruz. Ardından tipik bir
Kapadokya köyü olan Cemil’e varıyoruz. Kısa bir gezinti
sonrasında Mustafapaşa’da (Sinasos) bir köy evine
misafir oluyor ve bu otantik köy evinde öğle yemeğimizi
alıyoruz. Yemekten sonra Osmanlı ve Yunan mimarisi ile
ünlü olan bu köyü gezip Pancarlik Vadisi’ne doğru yola
çıkıyoruz. Keyifli bir yürüyüşten sonra otelimize geri
dönüyoruz.
Son derece özel olan “Yaşam stili yürüyüş turlarının” tadını
çıkarın. Bu yürüyüşle Kapadokya’nın merkezindeki geleneksel
köylü ailelerini, yöresel evlerinde veya kabaca yontulmuş
kaya mekanlarında ziyaret edebilir ve Güvercin Vadisi, Beyaz
Vadi gibi çok az bilinen muhteşem vadileri ve İç Anadolu
yaylalarında görünüşü bozulmamış diğer yaylalarını
keşfedebilirsiniz. (Yaklaşık 14 kmlik yürüyüş). Akşama
doğru, kilim dokuma gösterisinden haz alabilir ve
yüzyıllardır aldıkları eğitimleriyle usta dokumacılardan
halı dokuma eğitimi alabilirsiniz.